Sıcak Tasarımlar

Zaman Süreci: Isının Belirmesi
Sıcaklık konusu pek çok anlamda değerlendirilebilir ve tanımlanabilir. İçimizi ısıtan anlardan, ellerimizin ısınma derecesine; görselimizde algıladığımız sıcaklık oluşumlarından — renkler gibi mesela — davranış tanımlama aracı olarak samimiyete kadar uzanır. Bu tanımlarımızın çoğu da bizdeki etkilerinin derecesine göre şekilleniyor. Turuncu benim için yeterince sıcak bir renkken, kimileri hafif bir odunsu dokuya ihtiyaç duyabilir benim sıcaklık görselime ve hissime erişebilmek için. İçinde bulunduğumuz durumlara göre de kimi davranışlar samimi, yakın hissettirir; ki bu algıyı da maddeleştireceğimizde “sıcak bir insan” diyebiliriz. Pek çok kişi için bu tanım, belirli derecede bir yakınlık duygusunu doğuruyor.

Bu ayın teması sevgi. Sevgililer Günü ile ilgili bildiğim bir hikâye Antik Roma Katolik Kilisesi’ne dayanıyor. Valentine isminde bir rahip için ilan edilen bir bayram günü aslında. İmparator II. Claudius’un evlilikleri yasaklaması üzerine pek çok âşık çift onun yüzünden evlenemiyor. Fakat bir adam bu yasağı kabullenmedi ve çiftleri gizlice evlendirmeye karar verdi. Onun sayesinde ay gökyüzündeyken çiftler ayrı ayrı evlerinden çıkarlar ve gizli gizli Valentine’nin yanına giderlerdi. İçerisi mum ışıklarıyla doluydu ve eriyen bal mumu taş zeminlere ve duvarlara düşerdi. Bu sıcacık ışıkta Valentine birer birer çiftleri evlendirir ve yüzlerindeki mutluluğu görmekten mutluluk duyardı. Fakat bu durum daha sonrasında duyulacak ve Rahip Valentine yakalanacaktı. Rahip zindanlara sürülmüştü. Hücresinde son derece sakin ve huzurlu görünen rahip, gardiyanın dikkatini çekti ve kör kız kardeşine yemek ve su getirmesi için izin verdi. Zamanla Valentine ve genç kız arasında dostluk gelişmişti. Bir gün kız hücreye yaklaşır ve Valentine kızın gözlerine dokunur; kız görmeye başlar. Bu an, kızın duygularını ilk defa fark ettiği an olmuştu. Valentine, öldürüleceği günden bir gün önce gardiyanın kız kardeşine “Valentine’nden” imzalı bir aşk notu vermişti…

Bu sevgi dolu Şubat ayında biz, bu duygunun hissiyatının mekânlar üzerinde nasıl ifade edilebileceği üzerine konuşuyor olacağız. Mekânlarda görselleştirdiğimiz dokular, renkler ve kombinasyonlar ile bu sıcaklığı yansıtabileceğimiz tasarımlar yaratacağız. Bu soğuk kış ayında biraz sıcaklığımızı artıralım.

Photo credit: @pinterest

Karar Verelim: Dokusal ve Görsel Isınma
Tasarım alanında kimlik oluşturan çizgilerle seçenekleri anlatmaya başlayayım. Kullandığınız objeleri oluşturan formlar aslında bahsettiğim çizgiler. Keskin dönüşlerdense yumuşak, kıvrımlı çizgilerden oluşan ürünler çok daha sıcak bir etki yaratacaktır. Dairesel formlar, eğimler, net birleşimlerdense daha yumuşak geçişler… Mekânda kullanılan mobilyalar bu bilgiyle seçilebilir. Mobilya formlarının yanında aydınlatmayı da konuşalım. Seçilen aydınlatmalarda doğal sarı ışık, gün ışığı daha sıcak bir etki yaratacaktır. Mekân içinde kullanılan lambaderler, abajurlar ayrıca bu etkiyi kuvvetlendirecektir.

Mimari alana sıcaklık etkilerini renkler üzerinden de yansıtabiliyoruz. Bir mekân tasarımında yer verilen sıcak etki yaratacak renklerle ortamı ısıtabiliriz. Bununla ilgili renk analizi ve seçimlerine yardımcı olabilecek “Ahenkli Tonlar” yazımı
https://zerriniremakbay.com/?p=3820
adresinden okuyabilirsiniz. Bunlara ek olarak sıcaklık veren renkler üzerinden kısaca tekrar konuşalım. Bu renkler pek çok obje rengi olabileceği gibi kumaş veya duvar renkleri olarak da seçilebilir.

Toprak Tonları:
Toprak, dinginlik ve sabitlik; doğa ile ilişkilendirdiğimiz bir elementtir. Renkleri de sıcaklık etkisi olarak tasarımlarımızda yardımcı olabilir. Kahverengi tonları, nude renkler, pastel tonlar kullanıldıkları diğer opsiyonları ısıtıp dinginleştirecektir. Kahverengi bir berjer üzerinde pastel nude bej renkli, tüylü kumaş bir kırlent düşünelim; yanda sarı tonlarında doğal ışıkla aydınlatan bir lambader… Berjerin yanındaki ahşap sehpada bir kitap ve üzerinde buharı olan bir kahve…

Ateş Renkleri:
Kırmızı, turuncu, sarı, carmine (hafif mor içeren kırmızı) renkleri de sıcaklık hissi uyandıran seçimler içindedir. Sıcaklık hissi veren bir diğer konu da kumaş seçimindeki tercihlerimizdir. Keten kumaşlar, tay tüyü kumaşlar, shaggy, tüylü peluş kumaşlar bulunduğu ortama daha sıcak, daha samimi bir etki yaratırlar.

Doku ve malzemeler olarak da tabii ki ahşap tonlarını düşünebiliriz. Ahşaplar, toprak tonlarını tam olarak karşılayacağından bahsettiğimiz etkiyi sağlarlar. Ceviz, doussie, iroko, kayın, meşe gibi sıcak tonlar yine bu etkiyi yansıtacaktır. Ahşabın yanı sıra taş olarak da bazı seçimler yapabiliriz. Mermerlerin uygun renkteki çeşitleri de yine bu etki için seçilebilir. Fantastico Onyx’i yine bu yazımızda inceleyebilirsiniz:
“Büyülü Bir Boyut: Onyx Fantastico”.

Kullanılabilecek taşlar arasında Cherry Mermer’i
“Cherry Marble ile Güçlü Tasarımlar” yazımızda okuyabilirsiniz; ayrıca Sahara Rose, Tiger Onyx. Aynı zamanda Yellow Limestone ve Yellow Travertine taşları da mekânda aynı şekilde sıcak etkiyi yaratabilir. Bu kombinasyonların bazı ekstra etkileri de bir yandan soğuk bir alanı da koruyor olabilmelerindeki dengedir.

Daha genel olarak değerlendirdiğimizde bu şekilde özetleyebiliyoruz. Genel değerlendirmelerin yanı sıra bazı yapı ürünleri de bu sıcaklık tasarımına güçlü etkiler yaratır. Şömine gibi… Sıcaklık hissedildi bile. Bu şekilde daha özel alanları ele alacak olursak şömine gibi birkaç yapısal, daha özel kısımdan bahsedebiliriz. Ahşap kitaplıklar, koltukların ahşap detayları, kullanılan yaşam alanı zeminindeki kot farkları… Şöyle açıklayabilirim bunu: Mesela oturma alanı, koltuklar vs. gibi alanlar normal zeminden bir iki basamak alt kısma konumlandırılırsa, bu alçaklık ve izole algısı daha özel, daha samimi bir etki yaratır. Devam edersek örneklere; tavandaki ahşap kiriş detayları, alan içindeki tasarıma uygun olursa ahşap kolon detayları da yine ortamı yumuşatacaktır. Bu ahşap malzemeler yerine yine bahsettiğim renkler de kullanılabilir.

Photo credit: @pinterest

Sonuç Değerlendirmesi: Özenli Tasarım
Sevgi ile yapılan her şey, eminim ki açıkladığım sıcaklık duygusunu yansıtıyor olacaktır. Ben bunu biraz daha teknik anlatımlarla konuştum fakat şöyle ki; aslında özenilmiş, her detayı dikkatle düşünülmüş, ufak bir dekoratif obje bile yerli yerinde tasarlanan tüm mekânlar içimizde, orada bir çeşit sevgi olduğu hissini uyandırır. Sevgiyle yapılan her şey lezzetlidir. Bunu hissetmek üzerine yaratıldık. Evrendeki her detay sevgiyle büyür ve güzelleşir. Bir mekân veya obje tasarımı, bir insan, bir iş, bir söz… Sevgiyle yapılan her şey güzeldir, özeldir. Sevgi özenle harmanlanır. Tüm güzellikler sevgiyle görünür kılınır.

Sevgimizi koruyabildiğimiz, gösterme cesaretini kaybetmediğimiz; içinde bulunduğumuz zamana ve maalesef özensiz her türlü ilişkiye rağmen içimizdeki saygının ve anlayışın sevgiyle yeşerdiği bir ay olsun. Unutmayalım:
“Sevgi, insanı özgürleştirir.” -Erich Fromm

Restoratör İç Mimar
Betül AKYAZI

 @marben.design