Hayatta bazı kaçışlar vardır. Dünyanın öbür ucuna gitmek bile, kendinizden kaçmanıza yetmez. Düşünceleriniz, bir gölge gibi peşinizi bırakmaz; yaşadıklarınız, seçimleriniz, sevdikleriniz ve tahammül edemedikleriniz… Bir noktada, tüm bunlarla yüzleşmek kaçınılmaz olur. Yeni yılın ilk gününde herkes geleceğe dair liste yaparken, bazıları geçmişin gölgesiyle baş başa kalır. Ben her zaman önüne bakan ve ilerleyen tarafta olmayı seçiyorum peki ya sen?
Ocak özel ‘gölge’ sayısında, gölgeye bakmaktan kaçmadık; yok saymadık, süslemedik, romantize etmedik. Bu sayımızda, Jung’un gölge arketipinden sosyal medyanın görünürlüğüne, hızlı modanın karanlık yüzünden kendimize tanıdığımız ve tanımadığımız alanlara kadar uzanan konuları, alanında uzman kalemlerle sizlere sunuyoruz.
Gölge bazıları için yük olsa da bazıları için pusuladır. Karanlık sandığımız şey aslında bize ait olan ve görülmeyi kabul edilmeyi bekleyen bir parça olabilir.
Belki de mesele gölgenle birlikte yürümeyi öğrenip doğru ışığın nerede olduğunu farketmektir.
Ve bazen de, ışığını söndürmeye çalışanlara tek bir cümlede gizlidir:
‘Gölge etme başka ihsan istemem.’

Kurucu / Yayın Direktörü: #zerriniremakbay
Sanat Yönetmeni: @serimsbu
Sokak Fotoğrafçısı: @cetin.gunes
Restoratör İç Mimar: #betülakyazı
Psikolog: @zeynasonmez



