Sevdiklerimizle bir arada geçirilen keyifli yaz günlerinin ardından herkesin kendi rutinine döndüğü Eylül ayı, tatlı rüzgâr esintileriyle kendini belli ediyor. Kimimiz başka şehirlere doğru yol alıyor, kimimiz yeni bir okul dönemine başlıyor, kimimiz ise hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Bu sayımızda “kal” diyen mekânlardan söz ediyoruz. Bazı yerler vardır, daha kapısından içeri girdiğiniz anda “buraya ait hissediyorum” dediğiniz. Bazen bir evin sıcaklığı, bazen bir yolculuk, bazen de daha önce görmediğiniz bir şehrin sokağı içinizde bir yere dokunur. Mekânların yalnızca bulunduğumuz yeri değil, nasıl hissettiğimizi de değiştirdiğine inanıyoruz.
Ama “kal” demek yalnızca bir mekâna değil; bir ana, bir duyguya da mümkün. Bazen sadece gözlemlemek, içimizdeki sesi dinlemek, olanla ve o anla kalmak… Eylül’ün gelişiyle şehirler yeniden hareketlenirken, biz de yeni keşiflerin peşine düşüyor; stilden güzelliğe, kültür sanattan ilham veren hikâyelere uzanan bir seçki hazırlıyoruz.
Her günü doyasıya yaşarken, bazen biraz durmanın, bulunduğumuz yeri ve anı fark etmenin güzelliğini hatırlıyoruz.
Belki bu ay siz de “kal” diyeceğiniz bir yer, bir an ya da bir hikâye keşfedersiniz.

Kurucu / Yayın Direktörü: #zerriniremakbay
Sanat Yönetmeni: @serimsbu
Sokak Fotoğrafçısı: @cetin.gunes
Restoratör İç Mimar: @betülakyazi_



