Arınmış Mekanlar ile Ferah Bir Yaz

Zaman Süreci: Ferah Bir Nefes
Zaman ne büyülü bir kavram. Ne kıymetli bir armağan. Her an onun içinde yaşıyor, varlığın değerini zamanla anlıyoruz. Artık yaz mevsiminde olduğumuz bu ay, kışın kalınlığından, ağırlığından, kapalılığından ve soğuğundan arındığımız bir ay. Bu sürecin hafifliğini yaşam alanlarımız için de deneyimliyoruz. Kullandığımız renkler, eşyalar, belki de aksesuarlar bile daha ferah olabilir enerjisi taşıyoruz yazla birlikte.
Neşeli Haziran ayı için yaşam alanlarımızdaki bazı detayları konuşalım istiyorum, yazın enerjisiyle…

Photo credit: @pinterest

Karar Verelim: Tamamlanan Mekan
Demek istiyorum ki aslında her şeyin bir döngüsü söz konusu. Ayın döngüleri, mevsim döngüleri, yaşam döngüleri… Tüm bu döngüler aslında hep bir yeniden başlama ve öğrenme ve nihayetinde öğrendiklerinle tamamlanmaya ve tekrar yeni bir yeniden başlamaya doğru ilerliyor. Yaz enerjisini şahsen bir önceki yaz döngüsünden itibaren bir öğrenme, fark etme, anlama, dinlenme ve tamamlama olarak zamanlandırıyorum. Çok zor, çok yeni, çok güzel, çok mutlu, çok sevgili, çok üzgün de aynı zamanda ve muazzam bir içsel yeniden yapılanma olarak değerlendirebilirim şahsım adına bu kış sürecini. Neticede yaza kadar geldik.
İçinde bulunduğumuz bu enerji tabii ki mekanlarımızda da birikiyor ve ister istemez bu enerjinin kalıntılarını, dışa vurumlarını mekanlarımıza da yansıtıyoruz. Yeni eşyalar alındı, yeni dekorasyon ürünlerimiz var belki de ya da bir battaniye aldık, koltukta bekliyordu her an ihtiyaç olunabilmesi hâlini. Benim özel bir ailem oldu bu kış mesela; sıcacık, mırıl mırıl bir oğlum da var artık.
Görsel değerlendirdiğimizde ise iç mekanlarımızda havayla birlikte daha kapalı bir filtre söz konusuydu. Yağmur, serinlik… Gri tonlarının hakimiyetinde daha durgun bir enerjiye ve görsellere ve belki de değerlendirmelere geçtik enerji olarak da. Şimdi hepsi sanki bir dokunuşla çok çok geride kalmış gibi hissettiriyor. Bu etkilerin alanımıza yansımasındaki ilk noktalardan biri, güneşin eşsiz aydınlığının tüm o kasveti ve monotonluğu dağıtması diyebiliriz. Ve kışlıkların toparlanması tabii. Renklerin açığa çıkması, kalın ve karanlık perdelerin yerini keten dokusu ve açık renkli olanların alması… Hafiflik hissi kıyafetlerimizden, evimizden ve bizden de eş zamanlı olarak yansıyor. Kalın nevresimler, yoğun korumalı kış çayları yerini soğuk içeceklere, rengârenk meyvelere ve en önemlisi de gerçekten güneşin harika ışığındaki enerjiye ve sıcaklığına bırakıyor. Daha sıcak tonlarda görüyoruz etrafımızdaki her detayı, daha ılıman bakabiliyoruz bu sıcaklıkla.
Yaşam alanımızda da daha açık renkler kullanabiliriz. Mobilyalarda nubuk, deri, babyface kumaşlar yaz için bize çok konfor sağlamayacak, hatta aksine kullanımı rahat olmayacak kumaşlar. Bunların yerine nefes alan keten, bambu, pamuklu kumaşlar tercih edilmeli.
Daha sade veya yorucu olmayan aksesuarlar, renkler tercih edilebilirse bu 2026 yılının yazına hepimiz için sanki daha adapte ve bütün olarak geçilebilir gibi… (Uzun bir kıştı gerçekten.) Bu konuyla birlikte Pantone yaz rengini paylaşmak istiyorum: PANTONE 11-4201 Cloud Dancer. Bu tonu pek çok alanda kullanılabilecek olmamız, değerlendirilebilir alanları çoğaltıyor. Duvar boyası, kumaşlar, mumlar gibi küçük aksesuarlar, kıyafetler… Ayrıca aksesuarlara değinirsek büyük vazolarımız, daha görünür olacak olan bitkilerimiz yazımızın en uygun parçaları olacaktır.
Aslında her döngü sonunda dolunay gibi tamamlanıp neşeli ve ışıltılı günlere geçtiğimizi hissediyorum; sonuçta ayın en fazla ışığını görebildiğimiz hâli dolunay hâli değil mi? Tamamlanma, içindeki tüm ışığın da görünür olabilmesi demektir… Yeni döngünün heyecanını da paylaşarak ve iyileşerek kucaklayalım. İlerlemek, akışta ve hayatta olmak, yapılması gereken en “yaşamak hâli” diye düşünüyorum.

Photo credit: @pinterest

Photo credit: @pinterest

Sonuç Değerlendirmesi: Hafiflik
Döngülerin tamamlanması, kendimizle de sürekli olarak tecrübe ettiğimiz bir şey. Bazı yönlerimizi tamamlıyoruz ama sonra bakıyoruz, o tamamlanan yerde başka şeyleri de görüyoruz. Belki yaşla, belki farklı bir yaşanmışlıkla… Sürekli ilerliyoruz. İnanılmaz heyecanlı ve bol keşifli bir yoldayız. İlerleme cesaretini taşıyabildiğimiz oluşumlar tasarlayabilelimi niyet ediyorum herkes için. Yazın mutluluğu gibi hayatımızda da her evrenin bir yazı olduğunu, olacağını bilelim isterim.
Rumi’den sonlandırırsam yazımı:
“Her şey vaktini bekler. Ne gül vaktinden önce açar ne de güneş vaktinden erken doğar. Bekle, senin olan zaten sana gelecektir.”
Herkese kalbindeki niyetler gibi bir Haziran diliyorum. Özümüz, hislerimiz, tercihlerimiz oluşturuyor yolumuzu. Ve her daim Bir’deyiz. Yani aslında yolumuz oluşturuyor özümüzü, hislerimizi, tercihlerimizi…

Restoratör İç Mimar
Betül AKYAZI

 @marben.design