Arayış mı, Anlayış mı?

Kimimiz uykusuz gecelerle boğuşur, kimimiz iş çıkışı eve gelir gelmez kanepede uyuyakalır, bölük pörçük uykular, yarım kalan dinlenmeler… Farklı görünen hâllerin bir ortak noktası var: kaçış. Dışardan rahat gözüken hayatların zihni çoğu zaman bambaşka yerlerdedir.

Hayatta büyük planlar kurup sonrada o planları gerçek hayata dökemeyenler ne demek istediğimi anlayacaktır. Her şey yolunda görünse bile içindeki arayışı susturamayanlar da. Çünkü mesele eksiklik değil, yüzleşmeyi ertelemek. İçimizde kıpırdayan o huzursuzluk bundan. Ve çoğu zaman mesele daha iyi olan değil daha net olan.

Peki, biz gerçekten arayışta mıyız yoksa anlayıştan mı kaçıyoruz? 

Bu sayıyı hazırlarken klasik Şubat romantizmini bilinçli olarak bir kenara bıraktım. Konuya bir de bu açıdan bakmak istedim. Bu hayatta aradıklarımız, kendimizi anladığımız noktadan mı filizleniyor; yoksa sorumluluğu dış koşullara bırakıp oyalanmayı mı tercih ediyoruz?

Hızlı akan hayatlarımızda neyi aradığımızı bilmeden yollara düşüyoruz. Bulduğumuzu sandığımızda ise emin olmadan hemen yenisini isteyip tüketiyoruz. Kariyer hedeflerinde, ilişkilerde, hayallerde, hatta kendimizde… Bu döngü nereye kadar?

Kendine gelene kadar. 

Dergimizin bu ayında solo date’ten, yanlışlıkla açığa çıkan duygulara, unutulmaz mektuplardan sanat dünyasının büyüleyici dünyasına uzanan bir seçkiyle karşınızdayız. Bir kelime, bir cümle ile daha da yakınlaşmaya, sizleri biraz daha anlayışa davet ediyoruz. Bu sefer sadece kendiniz için.

Kurucu / Yayın Direktörü: #zerriniremakbay 

Sanat Yönetmeni: @serimsbu  

Sokak Fotoğrafçısı: @cetin.gunes

Restoratör İç Mimar: #betülakyazı